Profesör Doktor Ömer Ayhan Kalyoncu | Psikiyatrist
Facebook'ta takip edin Twitter'da takip edin RSS Servisi

Kürtajın Psikolojik Yönü



Cinsel yönden hasta toplumumuzun cinsel sağlığının düzeltilmesine yönelik çalışmaların ilk adımlarının okullarda başlatılmasının sevincini yaşadığımız şu günlerde ben de bu yazımda cinselliğe bağlı olarak ortaya çıkan önemli bir sağlık problemi olan kürtajın psikolojik yönünden bahsedeceğim.

 

               Ülkemizde, geniş kapsamlı bir tarama çalışması yapılmadığından,  her yıl kaç hamileliğin kürtaj ile sonuçlandığını bilmiyoruz. Ancak tüm hamileliklerin yaklaşık %30’unda kadınların kürtaj olduğu tahmin ediliyor. Yine bilimsel bir çalışmaya dayanmasa da özellikle büyük kentlerde çalışan kadın-doğum uzmanları ile yaptığım görüşmelerde bana verdikleri tahmini sayıları da aşağıda belirtiyorum.

 

*45 yaşındaki kadınların en az 1/3’ünün en az bir kez kürtaj olduğu,

*Kürtaja başvuranların 1/3’ün evli olmadığı,

*Sadece 1/3’üne erkeklerin refakat ettiği,

*2/3’ünün mükerrer kürtaj olduğu,

*1/2’sinin doğum kontrol yöntemleri hakkında bilgi sahibi olmadıkları,

*Sadece 1/10’un anne sağlığını korumaya yönelik tıbbi endikasyon içerdiği söylenebilir.

 

               Tahmini sayılara dayansa da yaklaşık 20 milyon civarında doğurgan kadının olduğu ülkemizde konunun önemi açıkça ortadadır. Ayrıca kürtaj sayılarının bu kadar yüksek oranlara ulaşmasında en önemli neden doğum kontrol yöntemlerinin bilinçli uygulanmamasıdır.

 

               Sosyoekonomik yetersizlikler nedeni ile planlanmayan hamileliklerden bir an önce kurtulmak isteyen kadınlar, her zaman çeşitli yollara başvurmuşlardır. Gerek yasal engelin olmaması gerekse devlet hastanelerinde bile masrafsızca uygulanabilir olması, kürtajın tıbbi ve psikolojik yönden sakıncalarına rağmen, neredeyse tercih edilir bir korunma yöntemi haline gelmesine neden olmuştur.Halbuki günümüzde spiral, doğum kontrol hapı ve aşıları gibi yan etkileri çok az ve güvenli doğum kontrol yöntemleri vardır.

 

               Kadın yaşamını önemli derecede etkileyen bu tıbbi müdahalenin psikolojik boyutunun olması da  kaçınılmazdır. Yapılan incelemelerde kürtajdan sonra en yaygın olarak görülen ruhsal belirtinin suçluluk ve değersizlik duyguları olduğu saptanmıştır. Bu duygular genellikle evli ve çocuğu olan kadınlarda daha kısa sürelidir. Özellikle evlilik dışı olarak ilk hamileliğinde şartlar nedeni ile kendi isteğinin dışında kürtaj olan kadınlarda daha yoğun olarak yaşanır. Bazen ciddi depresyona dönebilir ve intihar davranışı gözükebilir. Nadiren, kürtaj sonrası ani başlayan akıl hastalıkları görülebilir. Daha önceden ciddi ruhsal rahatsızlık geçirenlerde kürtaj sonrası ruhsal problemler daha sık görülür.

 

               Yapılan bir çalışmada kürtajdan yaklaşık 1 yıl sonra kadınlara sorulduğunda aynı şartlarda tekrar kürtaj olacakları yanıtı alınmıştır. Ancak bir çoğu “eğer doğurmuş olsaydım, şimdi şöyle olacaktı” şeklinde keder duygularından da bahsetmişlerdir. 

 

               Kürtaj olan kadınların ruhsal durumlarını etkileyen en önemli etmen hamile kaldıkları erkekle olan ilişkilerinin içeriğidir.Aynı zamanda kadının, kendi ailesi ile olan geçmiş ve bugünkü yaşantısı da önemlidir.Eğer dengeli ve sevgi dolu bir ilişki varsa, geçmişten özellikle de  aileden gelen katı sosyal değerler ile büyütülmemişse kürtaj sonrası ruhsal belirtiler daha az olarak görülmektedir.

 

               Kadın, hamile kalma nedeni ne olursa olsun, kendi vücudu ve çocuğunun geleceği hakkında asıl kararı verme hakkına sahip olmalıdır. Özellikle hamile kaldıktan sonra sosyal konum ve ekonomik nedenler ile, çocuğu doğurmak istediği halde kürtaj olmak zorunda kalan kadınların psikolojik desteğe ihtiyaçları daha fazla olacaktır. Diğer taraftan istenmeden doğması ileriki dönemlerde çocuğun ihmal edilmesi, kötü davranışlara maruz kalması gibi  olumsuz  durumlara neden oluşturabilecektir.

 

               Kadınların önemli bir sağlık problemi olan kürtaj için gerek karar verme aşamasında gerekse sonrasında psikiyatrik yardım almaları gereklidir.Bu yardım sonradan oluşacak olumsuz durumların önlenmesini sağlayacaktır. Özellikle de daha önceden ciddi ruhsal rahatsızlık geçirenler veya kürtaj sonrası ağır suçluluk duyguları olanlar için psikiyatrik yardım almak önemlidir.    

 

Bu yazı Prof. Dr. Ö.Ayhan Kalyoncu tarafından yazılarak 30.05.2000 tarihinde Superonline.com Net Haber portalında DERİNLİKLER isimli köşesinde yayınlanmıştır.

 


Yorum Yaz

Adınız Soyadınız
Email Adresiniz
Başlık
Yorumunuz:

Merhaba

Tarih boyunca bilinmeyenle mücadele etmek zorunda kalan insanlar yaşadıkları bedensel, psikolojik ve sosyal sorunlarla baş edebilme mücadelesivermişlerdir. Bu mücadele sürecinde insanların amacı belirsizliği olabildiğince ortadan kaldırmak olmuştur.
devamı..

VİDEOLAR

DUYURULAR

Prof Dr Ayhan Kalyoncu Cuma akşamı Kanal 24'te.


Prof Dr Ayhan Kalyoncu 15 Mayıs cuma günü Show Tv'de


e- bülten üyeliği

E- bülten üyesi olmak için, Facebook sayfamız https://www.facebook.com/ProfDrAyhanKalyoncu üzerinden gelen kutumuza e- mail adreslerinizi gönderebilirsiniz !


SİZDEN GELENLER

Harika bir yazı 04-02-2014
sigara hakkında da bir çalışma bekliyoruz sizden devamı...



x

Ayhan Kalyoncu Facebook'ta

Prof. Dr. Ayhan Kalyoncuy'u Facebook'ta takip edin.

Müzik Dinle Haber Güncel Haber Spor Çocuk Alerjisi