Profesör Doktor Ömer Ayhan Kalyoncu | Psikiyatrist
Facebook'ta takip edin Twitter'da takip edin RSS Servisi

Kumar Bağımlılığı ve Tedavisi



Kumar Bağımlılığı Nedir, Nasıl Tedavi Edilir?

Bu yazım da sizlere belki de çounuzun “Hadi canım sende, böyle bir hastalık olur mu? Kumar oynama sadece kiinin zaafiyetidir ve olsa olsa iradesi ile çözmesi gereken bir sorundur” diyeceiniz önemli bir konudan bahsedeceim. Evet balıktan da anlaıldıı gibi kumar baımlılıı diye de adlandırılabilen, bilimsel olarak “Patolojik kumar oynama ” olarak tanımlanan hastalıı ve bu hastalıktan muzdarip olanlara uygulanabilecek tedavi önerileri anlatmaya çalıacaım.

Bu konuyu anlatmaya geçmeden önce özellikle klinikte kumar oynamaktan dolayı kendisine ve yakın çevresine zarar veren bireyleri uzun yıllardır tedavi etme çabası içinde olan bir uzman olarak ülkemizde müahade ettiim bazı önemli durumlara deinmek istiyorum.Nerdeyse bundan 25 yıl kadar önce bir furya eklinde her 5 yıldızlı otelin bünyesinde açılan “Casino” isimli kumarhaneler dolayısıyla o yıllarda varını younu tüketen bir çok insanın öyküsünü hepimiz hatırlarız. Neyse ki kısa bir süre sonra alınan bir kararla ülkemiz genelinde casinolar kapatıldı. Bu müdavimlerin bazıları Yavru Vatan KKTC’ye taınmaya baladılar ve dramları melodrama dönütü.Yine de çok sayıda kumar meraklısı kolayca ulaamadıı için bu tutkularından vazgeçtiler. Bu uygulama o zaman gerçekten bir çok ailenin kurtulmasına neden oldu. Fakat özellikle son yıllarda ans oyunları ve spor müsabakalarında oynanan bahislerin yasallatırılması ile ülkemiz yeniden uluslararası kumar irketlerinin platformu haline geldi ve yine çok sayıda kumar baımlısı birey olutu. Artık aslında masum spor izleme merakları ile yola çıkan ancak kestirme yoldan zengin olma hayali ile bahis oynayan bir çok kii kendileri için hiç beklemedikleri bir sonuçla karı karıya kalıyorlar: Kumar Baımlılıı.

İşte bu aamadan sonra gerçek trajediler balıyor ve oynadıkları bahislerden kaybettikleri paralar nedeniyle dibe vuran insanların öykülerini dinlemek ve onlara çözüm bulma noktasında devreye giren benim gibi baımlılık uzmanı olan hekimlerin çounun konu ile ilgili söyleyecekleri sözler ne yazık ki günden güne daha fazla birikiyor. Evet ben dahil neredeyse toplumumuzun çounun tutkusu olan spor müsabakaları artık ciddi birer tuzak haline dönütü. TV, radyo veya yazılı basından spor müsabakalarını takip ederken bahisçilerin tuzaına dümemek ne kadar mümkün? Hadi onu atlattınız sayılarla oynanan bahislere ne demeli? Bir de casinocuların bedava uçak seyahati ve otel vererek sundukları tatil olanaklarını atlatabilecekmisiniz bakalım? Yani uzun lafın kısası kumar tehlikesi her yanımızı sarmıdurumda. Bu kadar sosyal boyutundan bahsettikten sonra size kumar oynama ile ilgili bilimsel gerçeklerden bahsedeceim.

Kumar baımlılıı; oyun olanaklarının artmasıyla birlikte yaygınlıı günden güne artan,genellikle gerektii gibi tanı konulamayan, zor tedavi edilebilen ve bireyin yaam alanını giderek artan biçimde kısıtlayan bir bozukluktur. Kumar oynama alıkanlıının psikopatolojik bir durum olarak kabul edilmesinden bu yana uzun süre geçmesine ramen, bu durum ancak son 20 yıldır toplumsal bir salık sorunu olarak görülmeye balanmıtır. lk kez Amerikan Psikiyatri Birlii (APA) tarafından 1980 yılında yayınlanan DSM-III’te “Patolojij Kumar” adıyla ayrı bir tanı olarak yer almı, daha sonraları tanı ölçütlerini daha nitelikli bir hale getirilerek, yaygınlıını deerlendirmek, olası nedenlerini saptamak ve etkili tedaviler gelitirmek konularına ilgi artmıtır.

Psikiyatri terminolojisinde patolojik kumar oynama olarak adlandırılan kumar baımlılıın da bireyin ve yakınlarının yaamlarını olumsuz etkileyen, süregen bir bozukluktur ve zamanla ilerler. Patolojik kumar oynama, büyük miktarlarda para kaybına balı maddi sorunlar oluturabilecei gibi bireyin veya ailesinin psikiyatrik ve genel salık sorunlarına da yol açacaı aikardır. Günümüzde hem Dünya Salık Örgütü(WHO), hem de Amerikan Psikiyatri Birlii (APA) patolojik kumar oynamayı bir dürtü kontrol bozukluu olarak sınıflandırmaktadır. Kumar

baımlıları gerçekten de zamanla kendisini kumar oynamaya yönelten dürtülere karı koyamayacak hale gelmektedir. Bu nedenle önce size dürtü kontrol bozukluklarının da paylaılan ortak özelliklerden bahsedeceim:

1-Birey veya çevresindekiler açısından zararlı sonuçlar oluturabilecek herhangi bir davranıa yönlendiren dürtü, arzu ya da ayartmaya karı koyamama.

2-Eylemi gerçekletirme öncesinde giderek artan boyutta bir duygusal rahatsızlık veya gerginlik yaama.

3-Davranısırasında zevk veren veya hoa giden duygular yaama.

4-Bazı durumlarda, davranısona erdikten sonra suçluluk, pimanlık ya da utanç gibi olumsuz duygular olur.

Yukarıda sayılan özelliklerin tümünü kumar baımlısı olan kiiler de kolaylıkla fark edilebiliriz. Ayrıca bu kiiler de depresyon,intihar ve alkol baımlılıı görülme oranları oldukça yüksektir. Bazı aratırmacılar durdurulamayan kumar oynama davranıının en iyi ekilde obsesif- kompulsif spektrum bozukluu olarak anlaılabilecei görüündedir. Bu balamda, obsesif- kompulsif spektrum bozukluu içinde hastalıı olanlarda hoolmayan duygulardan kaçınma için fizyolojik uyarılma ile yaanan özgül bir davranıı gerçekletirme yönünde çok youn bir arzu vardır. Takıntılı olarakta adlandırbileceimiz bu davranıgerçekleirse tüm bu olumsuzluklar geçer ve kiinin rahatladıı gözlemlenir. Patalojik kumar oynama da aynı ekilde takıntılı bir davranıolarak ele alınabilir. Bir baka yaklaım da patolojik kumar oynamayı farmakolojik- olmayan bir baımlılık olarak kabul eder. Bütün baımlılık türlerinde gördüümüz burada sıralayacaımız bir gereksinimi karılamaya duyulan youn bir arzu, madde veya davranıüzerinde kontrol kaybı, uzak durma, tolerans belirtileri, olumsuz sonuçlarına karın maddeyi kullanma ve davranıı gerçekletirme gibi ortak davranıları patalojik kumar oynayanlarda da gördüümüz için bu kiilere kumar baımlısı diyebiliriz. Patolojik kumar oynayanların bahse girmeye duydukları youn arzu ve istek madde baımlılarının yaadıı iddetli içme veya madde kullanma isteine (craving) edeerdir. Bazen patolojik kumar oynayanların bu youn istek-
lere kar
ı koymada madde baımlılarından daha çok güçlük çektiklerini görürüz. Ayrıca patolojik kumar oynayanların yaklaık üçte birinde kumar oynamadıkları takdirde sinirlilik, çabuk öfkelenme, ajitasyon, dikkati younlatırmada güçlük çekme ve bazı bedensel ikayetler gibi yoksunluk belirtileri görülmektedir.

Kumar baımlıının geliimini deerlendirdiimizde 4 evrelik bir süreçten bahsedebiliriz:

  1. Balayı dönemi: Genellikle kısa sürer ve kazançlı geçen bir dönemdir. Daha sonraki süreçler de hep bu dönem hatırlanarak oynamaya devam edilir.

  2. Duraklama dönemi: kazanma ve kaybetme dönemleri ardıık bir ekilde birbirini takip eder.

  3. Çöküdönemi: Kayıplar artmaya baladıı için bahis miktarları çoalır ve borçlanmalar balar. İş ve aile ihmal edilmeye balanılmıtır. Alkol ve madde tüketimi artar.

  4. YıkılıDönemi: Tamamen ekonomik kaynaklar tükenmitir. Yalan, yasadıı maddi kaynak kullanma, yasal sorunlar, aile parçalanması , depresyon ve intihar görülür.

KUMAR BAIMLILIININ NEDENLER

Patolojik kumar oynamanın etiyolojisini açıklamak amacıyla birtakım biyolojik ve psikolojik kuramlar ileri sürülmütür. Biyolojik kuramlar yönelik çalımalarda daha ziyade beyindeki seratonerjik, noradrenerjik ve dopaminerjik nörotransmitter sistemlerin rolleri üzerinde younlaılmaktadır.Ancak bu yazımda anlaılması temel tıp bilgisi gerektiren biyolojik kuramlar yerine daha fazla ilginizi çekeceinizi düündüüm psikoanalitik, davranıcı ve bilisel açılardan ele alacaım psikolojik nedenlerden bahsedeceim.

lk olarak anlatacaım psikoanalitik kurama göre yapılan ilk açıklamalar da kumar baımlılıı anal dönem özellikleri ile ilikilendirmiler veya fallik dönem karmaası ile açıklamaya çalıtır.Daha sonra Rosenthal isimli psikanalist ise ödipal evreden çok
preödipal evre ile daha yakın bir ili
ki içinde olabileceini ile sürmütür. Davranısal kuramlara göre ise patolojik kumar oynama bir pekitirme süreci aracılııyla kazanılan örenilmibir davranıolarak kabul edilmektedir. Özellikle balangıç evresindeki “kazanma döneminin” pekitirmede önemli bir rolünün olduu vurgulanmaktadır. Bilisel kuramla yapılan açıklamalar da bozukluun geliimi ve sürdürülmesin de bilisel çarpıtmaların, sapmaların rolünün önemi vurgulamıtır. “Kumar oynama” bireyde denetleyebilme, egemen olma yanılsaması ve kiinin sonuçları kontrol edebilecei algısı yaratabilir. Ancak birey olumlu sonuçlar elde etme olasılıklarına ilikin yanlısonuçlar çıkartarak gerçek olasılıkları çarpıtarak ilgili bir dizi akıldıı düünce gelitirebilir. Düzenli olarak kumar oynayanların ara sırada oynayanlardan çok daha fazla akıldıı düünceye sahip olduu ve bu nedenle de risk alma davranıının daha yüksek olduu görülmektedir.

KUMAR BAIMLILIINDA TEDAVYAKLAIMLARI

Son yıllarda giderek artan sayıda kumar baımlısın neden olduu ekonomik kayıplara balı ortaya çıkan ailelerin parçalanması, depresyon, intihar gibi psikososyal sorunlar nedeniyle tedavinin önemini artırmıtır. Ancak burada karılaımız en önemli sorum kumar oynayarak kendisine veya çevresine zarar veren kiinin bu durumu kabullenerek tedavi olmayı istemesinin salanmasıdır. Gerçekten de bugüne kadar karılaım hiçbir kumar baımlısı kendi istei ile tedaviye bavurmadı. Bunun için kumar oynayan kiinin yakınlarının çok ciddi bir ekilde önleyici ve tedaviye yönlendirici yaklaım içinde olmaları gerekir. Sadece bu yaklaımların neler olabileceini anlatmak için ayrı bir kitap yazmak gerekir. Burada en önemli yaklaımın bir uzman denetimde kumar baımlısına uygulanacak yaklaım süreçlerin ele alınması ve gerekirse her türlü yasal kısıtlamalar dahil ekonomik önlemlerinin uygulanması önem arz eder. Ne olursa olsun kumar oynama davranıını sürdüren kiiye tolere etmek ise en yanlıolan yaklaımdır.

Kumar baımlıları için yapılan çeitli çalıma ve gözlemlerden elde edilen bilgiler ve deneyimlerin artması ile tedavi yaklaımlarında da önemli ilerlemeler salanmıtır. Genel olarak biyopsikososyal yaklaımların tedavi baarısı daha yüksektir.

1-Farmakolojik Tedaviler: Duygulanım ve dürtüsel davranıların kontrolünü salayan lityum ve karbamazepin gibi ilaçların kumar oynama davranıı üzerinde etkili olduu görülmütür. Ayrıca tedavide kullanılan baka bir ilaç opioid antagonisti naltreksondur. Ancak bu ilaçla ilgili deneyimler az olmasına ramen umut verici gibi görünmektedir. Bunların dıında kumar oynama tedavisinde son yıllarda serotonin geri alım inhibitörleri (SSG) ile yapılan çalımalar vardır. Özellikle de naltrekson ilacının herhangi bir SSGile birlikte kullanımının yüksek bir etkinlik saladıı ve tedavide baarılı olma olasılıını artırdıını söyleyebilirim.

2-Psikoanaliz ve Psikoanalitik Psikoterapi: Kumar oynama tedavisinde psikoanalitik psikoterapilerin etkinliine ait eilimizde çok fazla kanıt yoktur. Bu nedenle tedavide bu yöntemi ilk aama da tavsiye etmiyorum. Ancak kumar oynama davranıı iyice kontrol altına alınmıbireylerde daha sonraki dönemler de bu bozuklua neden olan psikodinamik faktörlerin incelenmesi için uygulanabilir.

3-Davranısal Psikoterapi: Kumar oynamanın tedavisinde davranısal kuramlara dayanılarak yapılan ilk uygulamalar da “elektrik akımı” verme aracılııyla olumsuz koullama, tepkiyi engelleme ve imgesel duyarsızlatırma teknikleri kullanılmıtır. Bazı sonuçlar bu yöntemelerin etkin olduunu gösterse de birlikte uygulanıtarzı olarak kolay bir yaklaım olmadıı için bugünkü ekliyle uygulanmalarını tavsiye etmiyorum. Ancak ileriki yıllarda teknolojinin geliimi ile elde edilecek yeni elektronik cihazlarla bu konuda önemli geliimler salanabilecei düüncesindeyim. Günümüzde bilisel ve davranıçı tedavi tekniklerinin birlikte uygulandıı yöntemlerle olumlu sonuçlar elde edilmektedir.

4-Kendine Yardım Grupları: Özellikle A.B.D. ve Batı Avrupa ülkelerinde alkol baımlılarının ayıklıklarını sürdürmek amacıyla kendi kendilerine yardım salamak için oluturdukları “Adsız Alkolikler” grupları gibi “Adsız Kumarbazlar” grupları da mevcuttur. Fakat ülkemizde sadece tek bir grup olarak zaman zaman toplanabilen bu kendi kendine yardım yönteminin tek baına deil de dier yöntemlerle bir arada kullanıldıında etkili olabileceini söyleyebilirim.

SONUÇ OLARAK

Bu yazıda günümüzde giderek artan sayılarda klinikte karınıza gelen ve artık baımlılık düzeyine vardıı için vazgeçemeyerek içinde bulunduu durumu sürdüren bireylere görülen kumar oynama hastalıına tanım ve tedavi balamında getirilen biyopsikososyal açılımlardan bahsetmeye çalıtım. Deiik sosyokültürel yapılanmalarda yürütülen çalımalarda bu bozukluun alkol ve madde baımlılııyla epidemiyolojik ve fenomenolojik benzerlikler gösterdiine ait kanıtlar vardır. Ülkemizde yapılan çalımalar da bu kanıyı destekleyen sonuçlar elde edilmitir. Alkol baımlıları arasında yaptıımız gözlemler ve devam eden çalımalarımızda da baımlılık örüntüsü olarak patolojik kumar oynamanın dier baımlı ve baımlılıklara benzerlik gösterdiini düündürmektedir. Bu nedenle kliniimizde patolojik kumar oynama hastaları dier alkol ve madde baımlıları ile aynı süreçte tedavi edilmektedir.

Gözden geçirilen yayınlarda kumar oynama hastalıının nedenlerine bakıldıında biyolojik, psikolojik ve sosyal faktörlerin bir arada rol aldıkları anlaılmaktadır. Bu bozukluun psikiyatrik sınıflamadaki yerini belirginletirmek, açıklıa kavuturmak için birbiriyle çelien kavramlar üzerinde daha ileri düzeyde aratırmaların yapılması gerektii aikardır.

Kumar oynama nedeniyle tedavi olmak için klinikte karımıza gelen bireyler ve gözden geçirilen yayınlar da dikkat çeken bir nokta da rastladıımız ek tanılı durumlardır. Kumar oynama ile dier baımlılık örüntüsü hastalıkları ve bata depresyon olmak üzere dier psikiyatrik tanılar sıklıkla birarada görünürler.

Günümüzde kumar oynamanın standart tek bir tedavi ekli yoktur. Ancak yine de, hem bilisel-davranısal yaklaımlar hem de ilaç tedavileri bir arada uygulandıında ümit verici sonuçlar elde etmitir. Buna ek olarak tek baına etkili olmasa da kendine yardım grupları, bireysel psikoterapiler ve ilaç tedavileri ile birlikte oldukça faydalı sonuçlar oluturmaktadır.

Kumar oynamanın önemi ve sonuçlarına yönelik toplumsal farkındalık arttıkça, bozukluun oluturduu olumsuz sonuçlar daha azalacaktır. Bu konuda gelitirilecek olan kontrol edici ve kısıtlayıcı yaklaımlarla toplumuz giderek artan kumar baımlısı sayısının armasının önene geçmek daha kolay olacaktır.

Sonuç olarak kumar baımlılıı veya patolojik kumar oynama olarak adlandırabileceimiz bozukluk yukarıda deinilen modellerden yalnızca birine uyan homojen bir bütünlük olmaktan çok belli ortak özellikleri olan deiik alt tiplerden oluan karıık bir “sendromdur”. Bu tür alt grupların varlıının dorulanması ya da reddedilmesi ve özel yanlarının, özgüllüklerinin tanımlanması için daha ileri çalımalar yapılmalıdır.

Not: Bu yazı hazırlanırken esas kaynak olarak kendi yazdıım Baımlılık Dergisi, Cilt: 4, Sayı: 2 yayınlanan “Patolojik Kumar Oynama: Biyopsikososyal Yaklaım” isimli makalem kullanılmıtır. 

Prof. Dr. Ö. Ayhan Kalyoncu



Yorum Yaz

Adınız Soyadınız
Email Adresiniz
Başlık
Yorumunuz:

Merhaba

Tarih boyunca bilinmeyenle mücadele etmek zorunda kalan insanlar yaşadıkları bedensel, psikolojik ve sosyal sorunlarla baş edebilme mücadelesivermişlerdir. Bu mücadele sürecinde insanların amacı belirsizliği olabildiğince ortadan kaldırmak olmuştur.
devamı..

VİDEOLAR

DUYURULAR

Prof Dr Ayhan Kalyoncu Cuma akşamı Kanal 24'te.


Prof Dr Ayhan Kalyoncu 15 Mayıs cuma günü Show Tv'de


e- bülten üyeliği

E- bülten üyesi olmak için, Facebook sayfamız https://www.facebook.com/ProfDrAyhanKalyoncu üzerinden gelen kutumuza e- mail adreslerinizi gönderebilirsiniz !


SİZDEN GELENLER

Harika bir yazı 04-02-2014
sigara hakkında da bir çalışma bekliyoruz sizden devamı...



x

Ayhan Kalyoncu Facebook'ta

Prof. Dr. Ayhan Kalyoncuy'u Facebook'ta takip edin.

Müzik Dinle Haber Güncel Haber Spor Çocuk Alerjisi